kanserle savaşmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanserle savaşmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2015

Eşime Slayt


Bazen hayatınızda bir dönem noktası olur..
Size kendinizin değil, başka birinin hayatını yaşıyorsunuz gibi gelir.
Tepetaklak hiç düşünmediğiniz bir dönemde, bir bölümde bulursunuz kendinizi. Sizi içine o kadar sürükler ki; istem dışı sevdiklerinizi de içine çeker.

Özetle : Kanserle hayat yaşamak zor; ama inanın şükrediyorum halime çünkü zorun zorları da var gözlemlediğim.

Madem Sevgililer günü geldi bende Sizi sevdiğimi söylemeyi; kendime borç bildim. Kanserin bana öğrettiği bazı şeyleri ertelememek :)

Bana bu süreçte destek olan herkese, aileme, akrabalarıma, arkadaşlarıma, kardeşlerime ve okurlarıma teşekkür ederim.
Bana güç ve kuvvet verdiniz.Size müteşekkirim..




Hele biri var ki; her daim yanımda benimle gülen, birlikte ağlayan, acılarımı paylaşan, Canım vefalı Eşim.
 Benimle bu yolculukta yorulan ama yılmayan, seven ve koruyan, cesur yürekli hayat Arkadaşım; sana karşı borçlandım biliyorum :)

Beni beti benzim beyaz sarı, ilaç koktuğumda, kirpiksiz kaşsız kel olduğumda bile sevdin.

 İyi ki varsın bende Seni Seviyorum !

video

Sevgilerimle ...

30 Aralık 2014

'Keçe' Aplikeli Bone / Felt Applique Bonnets


Bu boneleri Mevlüt Bey'in 2 yaşındaki kızı için hazırladım.Minik kızı nöroblastom kanseri ile savaşıyor Allahtan (c.c) acil şifalar diliyorum.Kelimelerin kifayetsiz kaldığı an ...
Yarabbim sağlık, güç kuvvet ve sabır versin.









Sevgilerimle...

2 Aralık 2014

Kemoterapi'nin bendeki izleri





Uzun bir soluk alıp sonra başlamalıyım yazmaya.. çünkü bir çırpıda yazmak kolay değil; bu meredin bıraktığı izleri..

Adı kötü bir kere hastalığın.. KANSER..Konuşmalarından hep korktuğum Prof. Dr Erkan Topuz'u tv izlerken zapingleyerek engellediğim o anlar, karabasan gibi çöküyor..

 Önce şükrediyorsunuz kötünün içinde iyiliği, kanser hastalığın daha kötülerini görünce duyunca araştırınca sohbet ederken, beterin beteri ne demekmiş onu sineye çekmek zorunda kalıyorsunuz.
Birden güncellik siliniyor hayatınızdan, materyal dünyanızı ekarte ediyorsunuz.. o ne demiş, ne giysem, keşke şunum bunum olsa değeri kalkıyor.
Hayatla çekişmenin anlamını yitirirken, ölümle sağlıkla yaşam mücadelesinin tam ortasında buluyorsunuz kendinizi..
Aileniz çocukluğunuz yaşadıklarınız mutlu günleriniz belleğinize tekrar tekrar hayatınızın en önemli anlarını anımsıyorsunuz. 
   Tümörün kemiklere ya da cildinize sıçramamış haberini almak, bayramda istediğiniz şekeri yerken aldığınız hazzın keyfi aynı oluveriyor.

Çekenlerin işgali hep belli soluk beniz, kaşlar yok derecesinde az, endişeli dalgın bakan gözler, eğer başı kapalı değilse ; ya şapka ya da kısa saçlar hatta peruk takanlar..
İster tanıyın ister tanımayın mutlaka bir geçmiş olsun sözcüğü Allah acil şifalar versin dökülüveriyor göz göze gelince..
Olumlu yönleri de var herkes hal ve hatrınızı soruyor, aileniz sizin için seferberlik ilan ediyorlar :)
senelerdir konuşmadığınız kişiler bile arayıp sesinizi duymak istiyor..tanımadığınız kişilerden dualar alıyorsunuz..ya da es geçenlerde ..inanmıyorum deyip yazmayanlar.. sadece profil resminizin artık kel olduğunu yayanlar da..

 En kötüsü de size moralden bahsediyorlar.Bu hastalığın 'k' sini bile bilmeden, bir de diğer dereceleri söyleyerek siz moral bulmuyorsunuz aksine daha da körüklenmiş oluyor acınız. Başkasının mutsuzluğu beni mutlu etmiyor..
Örneğin bir Dr.dan  rahim kanseri olsaydınız işiniz daha da zordu tümcesi beni olduğumdan daha mutlu etmemişti ama yine de hayata devam diyorsunuz..Benim acım bana yeter diyemiyorsunuz.

Vücuduma kaç iğne battı sayısını bilmiyorum,Her iğne de derin nefes alışı inşallah  damarı ıskalamaz ile eş değer geçiyor.. bazen damar bulmaları için; içten dua ediyorsunuz ki benim gibi damarlarınız çok inceyse Allah kerim :).İğnenin morlukları çabuk geçiyor ama içinizde neler kopuyor hiç kimse bilmiyor.Hele birde şişerse olmadan tekrar baştan alınıyor, çaresizce beklemek kalıyor..
İğneleri, kemoterapiyi, serumu sağ kolumdan yediğim için damarlarım iyice sertleşti, kolumu tam bükemiyorum. Elini sanat için kullanan birisi olarak çok üzücü.Ya da parmak uçlarımı bazen hissedemiyorum.Tırnaklarımın yapısının değişmesi ve sızlaması da cabası..Kendinize bunlarda geçecek düzelir ümidiyle telkin etmek kalıyor ..

Gururunuz işinizi kendi yapma derdine düşse de, vücudunuz isyan bayrağını oldukça çok çekiyor bağımsız olarak. En kolay iş, bir duruş bir davranış devasal bir mücadeleye dönüşüyor.Bir odayı süpürmek nefes nefese bırakıyor. Kalbiniz boğazınızda atıyor.Çok çabuk yoruluyorsunuz. Bana göre kendi bedeninizde hapis olmaktır kemoterapi, yardım almadan kalkabilmek , yemek yemek bir lüks..bir lütuf. Bir ayrıcalık ki sormayın, ılık içiyorsunuz her şeyi.
İlk günlerde lapa pirinç, makarna, çorba ancak bir kaç gün sonra biraz yemek yiyebiliyorsunuz , çünkü her şey kokuyor su içmek bile bıkkınlık veriyor..en çok yoğurt tükettim ben.Ah bir de kokular yok mu?! her kokuyu alıyorsunuz ama her kokuyu..

Metabolizmanızın tavan yaptığını da unutmayın her 2 saate bir şey yemeğe çalışın.Bulantıdan istifra etmekten bahsetmeyeceğim iğrenç olmamak için ama o da yaşanıyor.
 Hiç yok yere acilde bulabiliyorsunuz kendinizi ateşiniz çıkabiliyor..
ufak bir kesiğiniz olsun normalde bir kaç saatte düzelirken bizde en az 3 gün alıyor..

Bu liste uzayıp gider aslında..

Bu aralar ışın tedavisine gidip geliyorum.Annem ve Babamın sürpriz bir şekilde memleketten gelişine çok sevindim ama ayrılığı kötü oluyor.

Işın için her gün hastaneye mi gidilir demez olaydım.Sen misin bunu diyen 39 derece ateşim çıktı,. lökosit sayısı çok çıktı, hastanede dönüp durdum ordan oraya yönlendirmeler oldu akciğerde enfeksiyon olabilir dendi,bilinmezliğin korkusunu anlatamam ..tedavi yarıda kaldı,, bu sefer sabah aksam gider oldum hastaneye iğne vurulmak için.. 

Antibiyotik normalde almam gereken haplar iğneler hastalık derken mide kaldıramadı tabi.. istifra ederken Annem'in alnımdan tutup ağlamasını unutamıyorum; bana en çok dokunan, koyan o oldu sanırım.

Evet ışına devam ediyorum, ağızda yanık tuhaf tat ve bolca mide bulantısıyla eşlik etmesiyle ,askeri deki gibi gün sayıyorum..şafak kaç.. bu da geçecek umuduyla..

Bunu neden yazıyor demeyin , biraz yük bırakmak istiyorum herhalde dolan içimde.Sağlıcakla kalın.

Sevgilerimle



5 Temmuz 2014

'Dantel' şal, Buff bandaları ve hissettiklerim .../ 'Lace' shawl , Buff headwear...my feelings

Uzun süreden sonra tekrar Merhaba

Bir önceki yazının yorum bölümünü açmadığım için özür dilerim; istem dışıydı...çok sonradan fark ettim. Herkese teşekkür ederim.Artık gündemim tamamen değişti ve yansımaları nasıl bir süreç alacak bilmiyorum...

Kemoterapinin 3cü kürünü alalı 2 hafta geçti.
İyiyim... demeyi çok isterdim.Uzun bir yan etki listesi yazmak istemiyorum; özetle çok zor geçiyor ...ciltten kalbe kadar etkileniyorum maalesef :(
Allah'a şükür beterin beteri var diye avunuyor insan;  hastanedeki teyzelerle hem dertleşiyoruz bir yandan da sabırsızlıkla serumların bitmesini bekliyoruz...o kadar çok hayat hikayeleri var ki ... ama hep aynı tepki geliyor bana karşı : ''sen çok gençsin senin neyin var sorusu :) '' şimdiye kadar sadece bir genç bayanla karşılaştım.

Karşınızda öleceğini bilen bir genç bayan düşünün 2 çocuğu var size samimi bir şekilde kanser olduğundan bahsediyor karşınızda ağlıyor, sizinde kolunuzdan serum bağlı ilacın verdiği etkiyle çok bitkinsiniz  ve sadece dinliyorsunuz.
Moral vermek istiyorsunuz, boğazınız düğümleniyor ve sadece kalıp bir tümce' Mutlaka Rabbim yardımcımız olacak' diyorsunuz...Söylerken bile üzülerek utandım kendimden.
Ne kadar acı bir durum ve ne kadar çaresiz hissettiğimi anlatamam.

Tüm hayatınızı sorgulamanız için kaç kapı açılıyor zihninizde..

Bazen bir o kadar da mutlu ve umutlu oluyorsunuz.. 
 Sürprizler yapılıyor Annem Babam yanıma geldi Ablamlar, Kuzenim ve Eşi, Görümcem'in Ailesi derken, Ağabeyim ve Yengemin yolunu gözler oldum..

Ablamlar beni hediyelere boğdukları için onlara çok teşekkür ediyorum :)



Bu güzel şal'ı Ablam birkaç günde ördü.  Rengine duruşuna bayıldım. Bu şaldan 2 misli daha büyük şalı postayla göndermişti ama paketim çalındı. Haram olsun :( çalana giymek nasip olmasın inşallah..

Canım Ablam ellerine sağlık..4 no lu şişle şemaya göre ördü.



daha sonra nemlendirip havlu üzerine gerdi..


 daha büyük oldu :) genişledi


Saçlarım ilk kemoterapinin 3cü haftasında dökülmeye başlayınca, Eşim ve Ablamla saçımı kademe kademe kestik.İlk makas darbesini ben attım :) ve gerisi modellerle geldi ki 11 mm vurana kadar.Sabah kalktığımda kalan saçlarımın arasında çok boşluklar vardı ve saç kesme makinesiyle saçlarımı 1 mm vurdum!!

Saçsızlığın bir insanda nasıl bir duygu karmaşası yarattığını tahmin bile edemezsiniz.Okul yıllarında hatırladığım Samson'un hikayesindeki ' güçsüzlüğü'  tadar oldum.

Meğer saç insana hayatında neler katıyormuş... diyorsunuz.
İçinizdeki yaşanmışlıklar, tüm dişiliğiniz ve çocukluğunuz koparılıp atılıyor hissi kabarıyor gönlünüzde...yurt dışında olsanız fazla dikkat çekmez belki ama yurdum insanı bu konuda merakını, içgüdüsünü yenemeyip adeta rahatsızlık veren gözlerini çekemiyor üzerinizden. Süzmekten alamıyor kendini...süzüyor da süzüyor...Erkek kadın çocuk ayrımı yapmadan:)
Hep bir gün kısa keseceğim derdim;  dilek kapısının açık olduğunu bilemedim..

Cesaret ve asilik sarmıyor da değil hani..
 ama beni ilk gören ağlıyor . Yanınızda hıçkırıkların bastırıldığını görmek ya da ağlayanın farklı odaya kaçtığını izlemek, sesinin titrediğini yok saymak kadar tuhaf bir duygu yok sanırım...

Yemek sonrasında 1 buçuk yaşındaki küçük yeğenim, annesinin kucağındayken aniden bana bakıp minik eline başımı okşamasından ne kadar duygulandım anlatamam, konuşamıyor ama yüzüme gülümsüyor,  ki Ablam biz ona hiç böyle bir şey göstermedik demesiyle daha çok etkilenmiştim.

Velhasıl yakıştığını da söylüyorlar Gözlerimin güzelliği ortaya çıkmış  :) onların yalancısıyım ; yalan yok Sinead o'Connor ya da Demi Moore 'a benzetilmek gururumu okşamıyor değil hani :)

saçlarını kısa kestirip hediyesiyle bana moral veren Arkadaşım Hale'ye ayrıca teşekkür ederim..


Ablamların beni hediye yağmuruna tuttuğundan bahsetmiştim..Buff bandaları uv filtreli çok amaçlı kullanabileceğiniz bir ürün. 
Kaşkol, şapka, bandana, maske, saç bandı, güneş koruyucu, bere, fular, toka, bileklik gibi çok farklı şekillerde kullanabilirsiniz.


ben çok memnun kaldım bu üründen.Bazı şapkaların dikişleri acıtabiliyor ama esnek oluşu oldukça kullanışlı geldi bana..güneş altında ısınmıyor oldukça koruyucu ve spor giyinen bayanlara  ya da peruğa bir alternatif olarak düşünüyorum. 

El sanatları altında açtığım bu bloğun gidişatının değiştiğinin farkındayım ama bir misyonda yüklendiğimi bilmenizi isterim. Gün gelir belki yine gündem değişir ama beni böyle de idare ederseniz memnun olurum.

Beni akşam dualarına katan, doğum esnasında bile adımı bilmeyip bana dua eden, bana mektup yazan hediye gönderen, mesajlaşan, her zaman bana yardım elini uzatan herkese eşime tüm aile fertlerine, görümceme ve kayın-valideme , akrabalarıma arkadaşlarıma okurlarıma blog arkadaşlarıma müteşekkirim. İyi ki varsınız sizi çok seviyorum.Sevgilerimle :) Sağlıcakla kalın.. Hayırlı Ramazanlar diliyorum...

3 Mayıs 2014

Kansere Karşı Mücadele Et/ Fight against breast cancer



Birkaç kere sildim yazdım tümceleri. Biri yok olmadı, başlangıç tümcesi böyle mi olur dedim ama aklından gelenleri gelişi güzel yazmak sanırım en iyisi.

Göğüs kanseriyim. Evet biliyorum kulağa hiç hoş gelmiyor, pek ağır bir söz dizimi.
Ama bunu artık yazmak zorunda hissediyorum kendimi. Annem hala bilmiyor çok masum şekilde söyledim, gurbette olanlar iyi bilir bu duyguyu, üzmek istemezsiniz.

Beni takip edenlerin, ziyaret edenlerin bilmesini istiyorum artık, bu hastalığa karşı bir nevi uyarmak, ikaz etmek. 
Çok üzücü ama bu hastalığa artık sadece bayanlar değil aynı zamanda erkekler de yakalanabiliyor. 
Bu adreste Kendi kendine göğüs muaynesi nasıl yapılır göstermekte.

Her şey nohut büyüklüğünde bir kitleyi sol göğsümde hissetmemle başladı. Ağrısızdı. Acaba mı ? - yok canım değildir, derken kendimi  bilgisayarın önünde araştırma içinde buldum. 
Bir kere insanın içine o kurt düşsün kemirdikçe kemiriyor ; göğüs kitleleri hakkında okudukça okuyasım geliyordu bir yandan okuduklarıma üzülüyordum. Onca kişinin çaresizce forumlara yazdıklarına göz gezdirirken içim eziliyordu.

Eşimle doktora gittik, baştan yüreğim boğazımda atıyordu ve muayene olmaktan çok çekiniyordum. ''Bu zararsıza benziyor fibro.....  bilmem ne dedi.

 (fibroadenomlar lastik kıvamlı, sınırları belirgin, yuvarlak, iyi huylu kitlelerdir. Ağrısızdırlar. Elle muayene edildiğinde çok hareketli oldukları görülür)ama yine de ultrasonda bakalım dedi doktor.

Ultrasondan sonra mr istendi. 
1saat mr'ın içinde kaldım.Panik butonu elimde kıpırdamadan atlatmanın gururunu yaşadım kendimce. Mr'da sol kol altında lenf bezinde şüpheli durum tespit edildi.
Biyopsi istendi.
Biyopside alınan parçalar patolojiye gitti ve hem göğüsteki parça da hem de lenf benzinde, her iki sonuç kötü huylu çıktı.

Uzun olan saçlarımı kestirdim.Eğer kemoterapiye başlarsam birden saç kestirmesi beni üzmesin diye :) 
Öğretmenlik tarafım tuttu kuafördeki kızlara da olup bitenden bahsettim ve kendilerine dikkat edip kontrol etmelerini.
Sonuçta bende erken teşhis oldu.

Bu süreç içinde olacakları tahmin edemiyorsunuz hep bir yönlendirme oluyor.Gündeminiz değişiyor.Hastanenin neredeyse tüm ünitelerini geziyorsunuz.Hep Eşim yanımdaydı ama ilk defa tümör sözcüğünü duyunca onun üzülmesini izlemek kadar kötü bir duygu yoktu benim için. Ben 10 saniye doğru dürüst ağlayamadım bile.
İnanın Allah'tan size öyle bir kuvvet geliyor ki; metanetli oluyorsunuz.

Zor süreçlerden birisi de beklemek, tamam vücudunuzda tümör olduğu tespit edildi ama bunun yayılma oranının (metastazların) var olup olmadığı.
Pet vücut taraması ile bakıldığında kemiklere ya da vücudun diğer bölgelere yayılmadığı ortaya çıktığında çok sevindik Allah'a şükürler olsun:)Gerçekten beterin beteri de olabiliyor, yanınızda duran hastalarla konuştuğunuzda daha iyi anlıyorsunuz.

Hiç sorgulamadım ve hastalığı hemen benimsedim kabul ettim, sanırım önceden biraz bu hastalıkla alakalı okuduğum için bilinçliydim.Biraz da Almanya'da doğup büyümenin getirdiği soğukkanlı damarım da tutmuş olabilir :)

Her şeye karşı duygusal olan ben hiç ağlayamadım.Kötü haber gerçekten de tez duyuluyor, neyse ki hala Anneme durumun ciddiyetini söylemedim pssst.

İlk tümce hep aynı.Bunu size herkes söyleyecektir.İşte o tümce:''Bak biliyorsun bu hastalığın en önemlisi moral !''

Eş,aile, dost ve akraba yanımda telefonda ağlayanlar çok oldu.Onları izlerken ya da teselli ederken buluyorsunuz kendinizi, çaresizce mendil uzatıyordum sonra gülüşmeye başlıyorduk.
'Hasta olan sensin, ağlayan kişi ben neden ağlıyorsam' diye..yanımda toparlamaya çalışanlar oluyordu.
Şaka yapıyorsun diyenler, yok canım bu doğru değil deyip kabul edemeyenler,telefonda hıçkırarak ağlayanları sakinleştirmek için elimden geleni yapıyordum. Sen çok güçlü bir kadınsın diye motive edenler de :)

Mart ayın başında testler başladı (ultrason, mr, biyopsi, pet taraması) ,şaka gibi 1 Nisan'da ameliyat oldum, cerrahi müdahale ile tümörler alındı.
Göğüs üzeri yaklaşık 11 cm ve kol altı 5 parmak genişliğinde estetik dikişler atıldı.
Oysa baştan küçük bir kese açılacak denmişti.Çalışan bir bayansanız 3-4 gün içinde çalışırsınız hikayesine kanmayın diye yazıyorum.
Ciddi bir hastalık süreci sizi bekliyor ve bakılmanız gerekiyor.Ben ilk gün ayaklanmama rağmen güçlük çektim.
Sol kolumu ve başımı oynatamadım.Hala sol kolumu tam oynatamıyorum:( ama buna da şükürler olsun.

Öncelikle herkese söylemediğim için özür borçluyum.Bazı siparişleri reddetmemin sebebi de buydu..
Öyle ağzımızdan çıkan çok basit bir tümce ama Allah herkese sağlık sıhhat versin, her şeyin başı o.
Gelelim teşekkürlere :)
Bana her zaman eşlik eden Eşim'e, kusura bakmayın bir genelleme yapıyorum ama bilen biliyor zaten :)desteklerinizi hiç esik etmediniz canım Aileme Ablalarıma :) abilerime, eniştelere, büyüklerime,akrabalarıma, yengelerime,kayınbiraderime, arkadaşlarıma, kardeşlerime, bana dua eden herkese Adana, Afyon, Almanya, Fransa, Manisa, Maraş, İstanbul'da bulunan tüm aile fertlerine, 
beni Dünya'nın her yerinden takip eden sevenlerime ve ziyaretçilerime çok teşekkür ederim. Size müteşekkirim! 

Allah hepinizden razı olsun.


Çok yakın bir zamanda da kemoterapiye başlayacağım inşallah.

Allah'a emanet olun.
Sevgilerimle..

Önemli Not : 

Sevgili Blog kardeşlerim ,arkadaşlarım bunu paylaşırsanız çok memnun olurum. Logoyu kendim tasarladım ama kendi blogunuzda da kullanabilirsiniz. Belki bir insan hayatı kurtarmaya vesile olursunuz.