1 Ekim 2011

Bir sırt çantasına sığanlar...


Memleketten geri dönmenin burukluğu var içimde. En acısı da aileden uzak kalmak.Vedalaşırken akan sessiz göz yaşları, ne kadar sevildiğinin farkına vardığın ve sevginin içinde acıyarak bam teline dokunduğu anlar, boğazlarda düğümlenen kelimeler, güzel temenniler, içten sarılmalar, yeniden görüşme dilekleri..Canım Annemin verdikleri..Su kabağı ile lamba projesi düşünüyorum ya hayırlısı.Tarhana, taze ceviz, kırmızı biber, patlıcan, bir sırt çantasına daha ne sığar ki, küçük bidonda sarmalık yaprağı valize koyup getirdim.Gurbetliği tanımlamak hiç kolay değil...dinmek bilmeyen ince bir gönül yarası...

28 Eylül 2011

Yıldönümü Armağını 'Slaytshow'

Blogumu iyice ihmal ettiğim bugünlerde memleketin tadını çıkartmaya çalışıyorum :) Tabi ki ablamlarla ailemle, akrabalarla olmak bambaşka.Bu zaman dilimi eskisi kadar sık olmuyor maalesef. Belirli günlerde anlıyor insan,  zamanın ne çabuk geçtiğini.Ablam evleneli 1 yıl oldu, daha dün gibi...

Ablam ve eniştem için özel slayt hazırladım.Hazırlık aşamasında keşke elimde daha fazla fotoğraf ve video görüntüsü olsaydı dedim, ama izleyenlerde yine de büyük bir etki bıraktı. Herkes çok duygulandı..Ablam şaşırdı, sevindi, duygulandı, ağladı. Her ikisi de sonra sarılıp teşekkür etti.Eh şimdi gösteriş zamanı :)






bu da acele tiramisu pastası :)


Pasta süsüne ablam(lar) bayıldı ve çok güldü keşke vidyosunu çekebilseydim

23 Ağustos 2011

Peyote Kolyem

Takı kursunda yapmış olduğum ilk peyote kolyem. Bazı bölgelerde ' Hapishane işi ' olarak da biliniyor.

My first peyote necklace that i made in the jewelry course. İn some regions the peyote stitch is also known as  'prison job' .


 



21 Ağustos 2011

İğnedenlik ' dikiş makinem'

Bu iğneli keçeleştirme olayına kendimi iyi kaptırdım. Kendi dikiş makinemin miniş halini yaptım..Keşke fikir babası ( anası ) ben olsaydım .bu linkte singer dikiş makinesini yapmışlar.

bu da benim makinem marka AEG :)


İğnedenlik ' Kirpi - Kırpık '



Bu sevimli kirpiyi aslında iğnedenlik olarak düşünmüştüm, ama eline alınca bir daha bırakmak, insana o kadar zor geliyor ki, anlatamam. Yapım aşamaları için link


Yapım aşamalarını okuyup gördükten sonra bende deneyim bari dedim.Bir iki çiçek denemiştim daha öncesinde ama üç boyutlu keçeleştirmeyi ilk defa uygulayacağım.
Sadece keçe iğnesiyle, keçeyi iğnenin darbeleriyle, keçeleştiriyorsunuz. Çok zahmetli olduğu kadar da zevkli bir uğraş bence.Bir sayfada okumuştum, 'bu işe bulaşan bir daha bırakmak istemiyor diye yazıyordu hak veriyorum ve yurt dışında iğneli keçeleştirme objelerin neden bu kadar pahalı olduğunu daha iyi anlıyorum.

 


yün keçe tiftiklenerek kat kat üst üste koyuluyor ve keçe iğnesiyle 'keçeleştiriliyor'


 

eeeeevet !kirpiğimin gövdesi oluşmaya başladı..
 
 


 

gözlere minik siyah boncuk diktim..burnunu sarmalayarak diktim.

 
 
buna iğne batıramam ki ben çok sevimli:) Siz ne dersiniz...

14 Ağustos 2011

Takım mutfak önlüğü ' Analı - Kızlı '

Anne ve kızı ( kızları ) için birlikte keyif aldıkları şey denince... (benim aklıma nedense ilk) mutfakta beraber zaman geçirmek, yemek yapmak, ya da hamur işleriyle uğraşmak geliyor. Sizi bilmem ama , ben annemle, ablalarımla güzel zaman geçiriyor(d)um.Keşke zamanı geri alabilsem ...Zamanında neden hepimize takım önlüğü dikmediysem ?!! çok güzel olurdu..Hediye giden bu Anne- kız önlüğün resimlerini paylaşmaktan gurur duyuyorum, çünkü ilk defa aplike çalışması uyguladım ve kumaştan çiçek diktim . Bence iyi bir çalışma oldu.Güzel günlerde kullansınlar.
Sipariş alınır :)



 Önce bağlantı yerlerini boğaz iplerini dikiyoruz.
aplike çalışacağımız deseni iğnelerle tutturuyoruz

 


Önce dikiyoruz sonra zigzag ayarında ( annem öyle diyordu : )  kenarlarını geçiriyoruz 
  ( ilk defa kendim yapıyorum,heyecanlandım , uyguluyorum. O kadar da zor değilmiş yahu :) annemi anıyor kulaklarını çınlatıyorum !!!)
 
Çiçek için yaprakları kesip, birleştirdikten sonra sabitliyoruz, dikiyoruz.
ortasına inci ve minik incilerle süslüyoruz.


Cep kesip iğneliyoruz kumaş üzerinden kaymaması için. Dikiyoruz.


bağcıkları önlüğe sabitliyoruz , dikme işlemine full devam :

İşte önlükler hazır : ) bence güzel oldu..

 



12 Ağustos 2011

Serçelere ekmek ziyafeti





Çocukluğumdan gelen birşey bu .Evet itiraf ediyorum kuşlara karşı bir zaafım var  sadece kargaları sevmiyorum ( Alfred Hitchcock yüzünden mi acaba : ) Fransa'ya bir kaç günlüğüne gittiğimde, parkta otururken serçeler dikkatimizi çekti. Hiç kaçmıyorlardı. Bir ekmek parçasını serçeye uzatmıştım.Cesaretin varsa gelir alırsın dedim, ablamlarla gülüştük.Minik serçe de cesaretli çıkmıştı, alıp parçayı kaçtı. Hatta o anın  fotoğrafını çekmişti ablam. Sevgim daha çok arttı bu sevimli varlıklara, bir de balkonu pislemeseler iyi olacak, ama her güzelliğin bir sorunu çıkıyor işte.Hele serçelerin su birikintisinin içinde yıkanırken hallerine bayılıyorum.
Kuruyan pide parçasını suyla ıslattım çok kısa bir süre sonra hemen geldiler balkona. Çok ilginç gözlemlerken dikkatimi çekti . Biri illa ki diğerlerini çağırıyor.Herzaman mutlaka asi birisi oluyor, sanki ekmek yetmeyecekmiş gibi diğerini kovuyor. Gagasıyla kanat çırparak tartaklıyor gibi yapıyor.Annesiyle gelen yavrusu ( ki geçen gelen iki taneydi)  annesinin onu beslemesini bekliyor.
Mutfakta bazen ses bile çıkartmıyorum ki rahat yesinler diye.Yoğurt kasesinin içinde su da bulunduruyorum malum çok sıcak..Bence siz de bir serçe sevindirin : )